Hava Durumu

  • Alış :5.4770

    Satış :5.4868

  • Alış :6.1575

    Satış :6.1686

  • Alış :7.0531

    Satış :7.0898

Korunma Önlemi Olarak Anti-Damping Uygulaması

Haber Tarihi: Salı, Şub.03.2015 - 15:19
 |  Karakter Boyutu : A- A+
Korunma Önlemi Olarak Anti-Damping Uygulaması

II. Dünya Savaşının ardından Dünyada yaşanan yıkımın izlerini ortadan kaldırma çabaları, bu yıkımın -başlamasında değilse de- yaygınlaşmasında payı olduğu düşünülen korumacı ve içe dönük politikaların yerini liberal ve dışa açık uygulamaların almasını beraberinde getirdi. Böylece artacağı öngörülen ticaret, yaşanan durgunluğu ortadan kaldıracak, büyük ekonomik buhranın izleri silecek, işsizlik azalacak, dünya ekonomisi ivme kazanacaktı.

Gökhan AKTAŞ

              Ticaretin serbestleşmesinden beklenen bütün bu ekonomik amaçların yanında ülkelerin bir çatı altında toplanma gayretlerinin altında yatan bir başka sebep de ekonomik olarak birbirlerine bağımlı hale gelen ülkelerin arasında daha önceki kötü tecrübelere benzer savaşların gerçekleşmeyecek olması düşüncesiydi. Bu amaçlarla hareket eden 23 ülke 1947 yılında aralarında imzaladıkları GATT ile Gümrük tarifelerinin ve ticareti engelleyici tarife dışı diğer unsurların azaltılması ve uluslararası ticarette ayrımcılığa yol açan her türlü muamelenin ortadan kaldırılması taahhüdünde bulunuyor, “üyelerinin hayat standartlarının yükseltilmesini, tam istihdamın ve reel gelir ve efektif talepte istikrarlı bir büyümenin sağlanmasını, dünya kaynaklarının tam kullanımının gerçekleştirilmesini, üretimin ve uluslararası ticaretin arttırılmasını” hedefliyordu (www.gatt.org). Bu hedeflerden bazılarında başarılı olunduğunu söyleyebiliriz ki GATT’ın kuruluşundan bu yana dünya ticaret hacminde ciddi artış gözlemlenmiştir.

           GATT ve sonrasında kurulan DTÖ’ nün (Dünya Ticaret Örgütü) gümrük vergilerini yükseltmeyi yasaklayan hükümleri, ticaretten veya haksız rekabetten korunmak isteyen ülkeleri kimi zaman ödemeler bilançosu dengesini sağlamak kimi zaman da bazı yerli sektörlerini korumak amacıyla çeşitli tarife dışı engeller geliştirmeye ve uygulamaya yöneltmiştir. “Yeni korumacılık” olarak adlandırılan bu tarife dışı engellerin en yaygın kullanılan türü ise dampinge karşı Anti damping vergisi uygulamasıdır.

           Tarife dışı engeller; miktar kıstlamaları, kota, damping, sübvansiyon, gönüllü ihracat kısıtlamaları, ithalat yasakları ve ambagolar, tercihli kamu alımları ve ticaretin devlet eliyle yapılması, ithalat teminatları, ihracat vergileri, çoklu kur uygulması, ithal lisasları,  yerli girdi kullanma şartı, teknik engeller ve standartlarlar olarak sayılabilir.

            Mali nitelikli tarife dışı engel olarak kabul edilen anti damping uygulaması ülkelerin dış ticarette en çok kullandığı korunma önlemlerinden birisidir.

 

  1. DAMPİNG

 

            Damping terim olarak, ingilizce  boşaltmak,  yığıntı, atmak anlamına gelen “to dump” kelimesine dayanmaktadır. O. Hançerlioğlu’nun  Ekonomi Sözlüğünde  ise “analmacı üretim düzeninde normal rekabet koşullarına aldırmayarak malların dış pazarlarda zararına satılmasıdır” diye tanımlanmaktadır” (O.Hançerlioğlu, 1995).

            Damping deyimi, başlangıçta üreticilerin yurt içinde satamadıkları malları, iç fiyatları kırmamak için dünya pazarlarına boşaltmaları anlamında kullanılmıştır. Ancak giderek değişik şekiller ve farklı amaçlar ortaya çıkmıştır. Örneğin “malın dış piyasada iç piyasadan daha yüksek fiyatla satılması da damping sayılmış, fakat buna ters damping” denilmiştir. (H.Seyidoğlu, 2007 ).

             Ulusal piyasa ile uluslararası piyasa arasında ortaya çıkan fiyat farklılaşması olarak sonucu oluşan damping “bir ülkenin her hangi bir malı kendi Pazar değerinin (reel maliyetinin) altında bir fiyata ihraç ederek, ithalatçı ülkelerdeki üreticiler aleyhine o ülkedeki pazar payını arttırması veya iç piyasadaki fiyat seviyesini düşürmemek amacıyla ülke içinde satılmayan malları dış pazarda düşük fiyatlarla satması” olarak tanımlanabilir.(Ş.Beğen, 2007)

             1994’ te DTÖ’ nün kurulmasıyla birlikte GATT çerçevesinde oluşturulan düzenlemeler DTÖ çatısı altına alınmıştır. Ulusal mevzuatımızda da DTÖ’ nün Anti damping anlaşmasına paralel bir düzenleme yapılarak 3577 sayılı Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun yürürlüğe gimiştir. Anti damping anlaşmasının 2. maddesinde belirtilen tanıma paralel olarak ulusal Mevzuatımıza göre damping , “Bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olması” şeklinde tanımlanmıştır.

 

1.1  DAMPİNG’ İN UNSURLARI

 

1.1.1   İhraç Fiyatı

           İhraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatıdır. ihraç fiyatının bulunmadığı veya ihracatçı ile fiyatının güvenilir olmadığı durumlarda ise damping miktarının tespit edilebilmesi için “ihraç fiyatı, bağımsız ilk alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak, bu mümkün değilse, makul herhangi bir temele dayanarak oluşturulabilir” hükmüne yönetmelikte yer verilerek doğabilecek belirsizliklerin önüne geçilmeye çalışıldığı görülmektedir.

2.1.2  Benzer Mal

          Benzer mal deyiminden, dampinge konu olan mal ile aynı özellikleri taşıyan, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer özellikleri taşıyan başka bir mal anlaşılır.

          İhraç edilen ürün ile ihracatçı ülkenin iç piyasasında satılan ürünün benzer olup olmadığına karar verilirken ürünün kullanım alanından ziyade fiziksel özellikleri dikkate alınır.

          Benzer ürününün belirlenmesinde; “fiziksel özellikler ve kullanım, birbiri ile değişebilirlik, dağıtım kanalı, üretim yöntemleri ve teknolojileri, tüketici/kullanıcı algılaması, fiyatlar” gibi krititerler dikkate alınır (M.Yapıcı, sy 64, 2000).

 

2.1.3  Normal Değer:

           Normal değer, “İhracatçı veya menşe ülkede tüketime konu olan benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyatı” ifade etmektedir.

           Normal fiyat, İhracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyatı veya menşe ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilir.

          2.1.4  Damping Marjı

          Normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktardır.

Damping tutarı = normal değer  - ihraç fiyatı

Damping marjı = damping tutarı / CIF ihraç fiyatı * 100

olarak formüle edilebilir.

 

               Damping marjını bir örnekle açıklamak gerekirse;

 

Normal değer  ( fabrika çıkışı )                  : 150

Fihraç fiyatı     ( fabrika çıkışı )                 : 130

Ihraç fiyatı     ( CIF )                                 : 140

Fark toplam                                             : 20

Damping marjı                         

Damping miktarı / ihraç fiyatı (CIF)  : 20 / 140*100

                                                               = %28

2.1.5  Zarar

           Bir üretim dalındaki maddi zararı, maddi zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesi olarak ifade etmektedir. Dampinge karşı önlem uygulanabilmesi için zararın varlığınıın tespit edilmesi gerekmektedir.

           Zararın varlığından ancak, “soruşturma konusu ürün ile yerli üreticiler tarafından üretilen ürünün “benzer ürün”ler olup olmadığının tespit edilmesi, ürünün yerli üreticilerinin Anlaşmada tarif edildiği şekilde “yerli sanayi” tanımı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, yerli sanayinin anlaşmada kapsamı açıklandığı üzere ‘zarar’a uğrayıp uğramadığının belirlenmesi, dampingli ithalat ile zarar arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra söz edilebilmektedir”. (M.Yapıcı, 2000 )

2.2  DAMPİNG ŞEKİLLLERİ

             İhracat endüstrisindeki bir firmanın eşyasını, dış piyasada iç piyasadan daha düşük bir fiyattan satması damping olarak adlandırılmaktadır. Aslında, damping bir uluslararası fiyat farklılaştırma sistemidir.

            Damping başlangıçta üreticilerin yurt içinde satamadıkları malları, iç fiyatları etkilememek için dünya pazarlarına boşaltmaları şeklinde kullanılmıştır (H.Seyidoğlu,2007 ). Ancak ilerleyen dönemlerde damping farklı şekillerde ve farklı amaçlarla da kullanılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda, dampingin üç temel başlık altında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

Bunlar;

 

- Arada bir yapılan (sporadic) damping,

- Yıkıcı (predatory) damping

 -Sürekli (persistent) dampingdir.

 

 

2.2.1  Arada Bir Yapılan Damping

 

         Firmaların aşırı üretim nedeniyle geçici stok fazlasının oluşması gibi durumlar olabilir. Üreticinin bu stokları eritmek amacıyla dış pazara yönelmesi sonucunda düşük fiyatlarla ihracat dampinge yol açar. Stoklar eriyince bu durum düzelir ve normale döner. Bu nedenledir ki arızi damping  “dış pazara açılma” (S.Tuncer, 2011) şeklinde de kabul edilir.

 

         Ayrıca ekonomide baş gösteren “talep düşüklüğü, zevk ve tercihlerin değişmesi ve benzeri geçici nedenlere bağlı olarak, iç satışların yavaşlaması sonucu stokların aşırı bir şekilde artması halinde üreticiler, bu stok fazlalarını sadece değişken giderleri karşılayacak bir fiyattan dış piyasalarda satmak isteyebilir”. (H.Seyidoğlu,2007) Bunun sonucunda, arada bir yapılan (sporadic) damping ortaya çıkmaktadır.

 

2.2.1  Yıkıcı Damping

          Uluslararası piyasaya hakim olmak isteyen  büyük ve güçlü firmalar  “dış piyasadaki rakiplerini ortadan kaldırmak için fiyatlarını onların dayanamayacağı kadar düşük düzeylere indirmekte, rakipler endüstriden çıktıktan sonra da fiyatlarını aşırı şekilde yükseltmektedirler”(H.Seyidoğlu,2007). Bu davranış yıkıcı (predatory) damping olarak tanımlanmaktadır.

 

2.2.2  Sürekli Damping

           Firmalar mallarını dış piyasalarda sürekli olarak iç piyasadan daha düşük fiyatlarla satabilmektedirler. Sürekli (persistent) damping, monopol davranışın kar maksimizasyonu amacı doğrultusunda yapılmaktadır. Bu tür damping yapan firmalar, ölçek ekonomilerinden yararlanmak için üretim hacmini genişletmek düşüncesine sahiptirler. Bu amaçla,  “sabit giderleri iç satışlarla karşılayarak, dışarıda marjinal maliyete eşit veya bunun üzerinde bir fiyat elde ettikleri sürece satışlarını sürdürmektedirler.  Bu kapsamda ithalatçı ülke, sürekli dampingde iç üretimin devamı konusunda bir belirsizlik hissetmedikçe yabancı malları ucuza sağlayarak ekonomik refah düzeyini arttırabilme imkanına sahip bulunmaktadır.” (H.DİRİKKAN, 1996)

           Diğer taraftan damping saldırı veya savunma amaçlı olarak da kulanılabilmektedir. Saldırı amaçlı dampingde rakipleri piyasadan silmek hedefelenirken  savunma amaçlı dampingde kendi ülkesinde damping yapıldığı için kar marjı düşüp mağdur duruma düşen ihracatçılar mallarına  damping yaparak satan  ihracatçıların ülkelerine satarak orada fiyatların düşmesi sağlamak suretiyle dampingi ilk başlatan firmanın bu uygulamayı sürdürmesini engellenmektedir.

  1. ANTİ DAMPİNG VERGİSİ

Anti damping vergisi, “zarar gören ülkenin zararlarını telafi eden, geçici ve bir defaya mahsus alınan olağanüstü vergi durumundadır”.(www.gumrukkontrolor.org)

         “İthalde alınan Anti damping vergisinin matrahı eşyanın CIF veya gümrük kıymeti olabileceği gibi eşyanın miktarı da olabilir”.(H.Uçak,2012 ) Şöyle ki; 2008/31 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ uyarınca Çin Halk Cumhuriyeti Menşeli naylon iplik  ithalinde damping vergisi uygulaması başlamış ve  bu uygulama gereği söz konusu eşyanın CIF kıymetlerinin %37,40 oranında damping vergisi tahsil edilmektedir. Anılan tebliğ uyarınca tahsil edilen damping vergisi eşyanın CIF kıymetine göre belirlenmiştir.

          3.1 TÜRKİYEDE ANTİ DAMPİNG UYGULAMASI

           2007/17 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi İlişkin Tebliğ uyarınca ise 9501.21 tarife istatistik pozisyonunda yer alan elektrikle çalışan duvar saati  cinsi eşya için Çin menşeli ithalatlarda damping vergisi oranı adet başına 2,10 USD olarak belirlenmiştir.

          Bir çok gelişmiş ülke tarafından yerli sanayi mallarının korunmasında sıkça başvurulan anti damping vergisinin, Türkiye’de de kullanıldığı görülmektedir.

          Diğer taraftan Türkiye, sanayileşmiş ülkelerin anti damping ve sübvansiyon  soruşturmalarından en fazla etkilenen ülkelerdendir. Çünkü, Türkiye’nin genel olarak ihracat kalemlerini oluşturan mallar, gelişmiş ülkelerin her zaman korumaya çalıştığı geleneksel sektörlere ait mallardır. “Türk firmaları ile ilgili soruşturmaların yoğunlaştığı alanlara tekstil, demir-çelik, cam, gıda ürünleri ve çimento örnek olarak gösterilebilir. Türkiye’nin 1980’li yıllardan sonra ihracat performansındaki gelişme, AB başta olmak üzere, ithalatlarında Türkiye’nin payı giderek artan ülkeleri endişelendirmiştir ve istihdamı olumsuz yönde etkilediği gerekçe olarak  gösterilmiştir.”.(D.A.Seymen, 2002)

          Damping soruşturması için ülkemizde yetkili bakanlık olan Ekonomi Bakanlığı ya re’sen ya da zarar görüdüğünü iddia edenlerin başvursu üzerine harekete geçmektedir. “Damping için başvuru sahiplerinin üretimin %25 ‘ini temsil etmesi veya şikayeti destekleyenlerin üretimin %50’ sini temsil etmesi gerekmektedir.”( İstanbul Ticaret Odası, 2011)

          Dampinge karşı verginin oran veya miktarının belirlenmesi ve konulmasına ilişkin usul, diğer vergilerin oranlarının belirlenmesi ve yürürlüğe konulmasına ilişkin usulden farklı olmakla birlikte, bu vergi mali yükümlülük niteliğinde bir vergidir. Dolayısıyla, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 15. Maddesininin birinci fıkrasında, usul ve şekle yönelik hükümler açısından bu kanuna aykırı olmamak kaydıyla, dampinge karşı vergileme süreci Gümtük Kanunu hükümlerine bağlanmıştır. Yani “Anti damping vergisi gümrük vergisinin kabulüne, tahakkukuna, tahsiline, geri verilmesine, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin esaslar çerçevesinde alınmaktadır”.(U.Selen, 2012 )

          3577 sayılı kanunun 15/2. maddesinde, ödenmeyen anti damping vergisinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre Gümrük İdarelerince kovuşturulacağı da hükme bağlanmıştır.

          Buna karşın anti damping vergisi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3’üncü maddesinde “Gümrük Vergileri” kapsamında değerlendirilmesine rağmen, aynı Kanunun Vergi Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalara ilişkin bölümünde yer alan 234. maddesinde yalnızca Gümrük Vergisine yer verilip Eş Etkili Vergiler ceza uygulaması kapsamı dışında bırakılmaktaydı. Dolayısıyla 234. maddeye göre, ithalatta eksik alınan veya hiç alınmayan anti damping vergisi için herhangi bir ceza uygulanmamakta, sadece KDV kanunun 51. maddesi gereğince anti damping vergisi kaynaklı matrah erozyonu için ceza öngörülmekteydi.

           Ancak, Gümrük kanununun 234. Maddesinde yer alan “gümrük vergisi” ibaresi 11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı resmi gazetede yayımlanan 6445 sayılı kanun ile “ithalat vergileri” olarak değiştirilmiştir. Buna göre eksik alınan veya hiç alınmayan anti damping vergisinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezasının tahsiline imkan verecek yeni bir düzenleme yapılmıştır

 

  1. SONUÇ ve ÖNERİLER

          GATT anlaşması, hükümlerini kabul eden ülkeleri taahhüt altına soktuğu için zaman içinde koruma kalkanı olarak kullanılan yüksek gümrük vergileri düşürülerek uluslararası ticaretin önündeki engeller kaldırılmaya çalışılmıştır.

          İhracattaki artış, aynı ya da benzer eşyayı üreten diğer ülkelerin iç pazarlarına düşük gümrük vergileri nedeniyle nüfuz etmeyi kolaylaştırmış,  izleyen dönemlerde düşük fiyatlarla ihracatın yıkıcı etkisini ortadan kaldırmak için tarife dışı engel denilen başka yollar aranmasına neden olmuştur.

          DTÖ’ ne göre şartların oluşması kaydıyla dampinge karşı önlem almak her ülkenin hakkı olarak kabul edilmiştir.

          Türkiye de önemli sektörlerini korumak, haksız rekabete engel olmak için 04/06/1989 da 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkına Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu kanuna göre ülkemizde damping ile ilgili soruşturmaları ekonomi bakanlığı yürütmektedir.

           Damping marjının doğru hesaplanması sürecinde ihraç fiyatı ile normal değer verilerinin gerçekçi olması önem arz etmektedir. İhraç fiyatının tespitinde eşyanın sevkiyatı sırasında yapılan giderlerden sigorta, yükleme, depolama, taşıma, gibi kalemler göz ardı edilmemeli, ihraç fiyatı doğru şekilde CIF’ leştirilmelidir.

          Gümrük kanununun 23 ila 31.maddelerinde eşyanın kıymetine ilişkin hususlar göz önüne alınmalı ve gümrük idarelerinde eşyanın kıymetini belirlenmesi sürecinde etkili bir araştırma yapılmalıdır. Zira Anti damping vergisinin matrahı ithal eşyasının CIF veya gümrük kıymetidir.

          Eşyanın ekonomik milliyeti  anlamına gelen menşe, “anti damping benzeri araçların uygulamasının takibi vasıtasıyla dış ticaretin kontrol edilmesi” inde önemli bir veridir. (www.gumruk.gov.tr). Bu açıdan Anti damping vergisi uygulaması trafik sapması yaratabilmekte; önlemler etkisiz hale getirilebilmektedir. Özellikle  Menşe bazlı anti damping vergisine konu olan eşyalarda sadece menşe ispat belgeleri üzerinden hareket etmek hem zaman kaybına hem de menşe belgelerinin doğruluğunun araştırılması için ülkeler arası uzun yazışmalara neden olmaktadır. Bu durum da iş yükünde gereksiz bir artış yaratmaktadır.

         Ülkemizde dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılınmasını önlemek üzere soruşturmalar res’ en yada yapılan dampingli ithalat nedeniyle zarara uğradığını iddia edenlerin şikayetleriyle açılmaktadır. Yapılacak soruşturmaya esas olmak üzere gerekli bilgilerin toplanması, başta menşe, kıymet ve ihracatçı firma bilgileri gibi verilere dayanarak risk değerlendirme sisteminin oluşturulması trafik sapmasının var olup olmadığının tespitinde yararlı olabilir.

           Diğer taraftan bürokrasisi şeffaf olmayan ülkelerce düzenlenen menşe ispat belgelerinin doğruluğundan emin olmak için öncelikle menşe ispat belgesi düzenleyen ülke kurumları (ticaret odaları veya gümrük idareleri vb.) hakkında bilgi toplamak yerinde olacaktır.

           Ülkemiz açısından “politika belirleyici” ve “politika uygulayıcı” kurumların birbirinden farklı olması damping soruşturmasının yapılması ve damping uygulaması aşamasında bir karışıklığa neden olmaktadır. Politika belirleyici kurum olan Ekonomi Bakanlığı, politika uygulayıcı kurum olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bünyesinde toplanan, GÜVAS bilgilerine dayanarak çalışma yapmaktadır. Dış ticaret politikası araçlarının nasıl ve ne zaman yürürlüğe konacağının tespit edilmesi sürecinde özel sektör aktörlerinin de katılımıyla bu çift başlı yapıdan sıyrılarak bir takım bürokratik düzenlemelerin hayata geçirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

 

      KAYNAKLAR :

  • Orhan HANÇERLİOĞLU, “ Ekonomi sözlüğü” , Sy.51, Remzi Kitabevi,  Aralık 1995
  • Seyidoğlu, HALİL ,” Uluslararası İktisat”, Sy.182, Güzem Yayıncılık, 2007
  • Şükran BEĞEN, yüksek lisans tezi, “ ülkemizde damping ve antidamping  vergisi uygulamasının incelenmesi ve değerlendirilmesi, Yüksek Lians tezi,  Gazi üniversitesi, sosya bilimler enstitüsü, Ankara,2007
  • Yapıcı MURAT.,”DTÖ Anti- Damping anlaşması ve Türk İşletmeleri Açısından Değerlendirilmesi”, Sy.80, İstanbul 2000
  • Tuncer, SELAHATTİN, “Gümrükler ve Gümrük Vergileri, Yaklaşım Yayınları, Sy.33, Mayıs, 2011
  • Uçak, HAKAN , 100 Soruda Gümrük, Sy.211, Gümrük Müfettişleri Dernegi Yayını , yayın no :15, 2012
  • Selen, UFUK, “Gümrük İşlemleri ve Vergilendirilmesi”, Sy.146, Ekin yayınları,Bursa, 2012,
  • Sorularla Dış Ticarette Korunma Önlemleri, Haksız Rekabetin Önlenmesi ve Gözetim Uygulaması, Sy.11, İstanbul Ticaret Odası, YAYIN NO:2010/89, İstanbul,2011
  • SEYMEN,D.Aykut, “ Dış Ticarette Yeni Korumacı Eğilimler ve Türk Dış Ticareti Açısından Değerlendirilmesi”, DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, cilt 4, sayı, 4, Ekim – Aralık 2002
  • Dirikkan, HANİFE, “karşılaştırmalı hukuk açısından damping ve anti damping önlemleri , Sy.69, DEÜ hukuk fakültesi yayını no :68, 1996
  • 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun
  • İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik
  • İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Tebliğ
  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu

Bu haber 1349 defa okundu.

Yorum Yap

Yorumlar

  • Yorum yapılmamıştır.
    Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.

Gazeteler

Gazeteler

HaberTV ANKET

  • 2017 İhracatımız ne kadar olacak?

HaberTV Ekonomi

Hava Durumu

  • Hava Durumu


Spor

Mevzuat

Bu site Turkishost haber yazılım paketini kullanmaktadır.